Hiç hasta olmamak mümkün

Yazan: admin  /  Katagori: Ahmet Maranki
Maranki’ye göre hiç hasta olmamak mümkün! Peki nasıl?
 
Prof.Doktor Ahmet Maranki’nin ilginç açıklamaları sizlere umarım yararlı olur, noktasına,virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum.
Üç kızının da hiç hasta olmadığını söylüyor Prof. Ahmet Maranki, “Allaha ÅŸükür” demeyi de ihmal etmeden… Tabii ki her ÅŸeyi Allah’a havale etmiyor. O, yüzlerce yıldan beri süzülüp gelen ve bağışıklık sistemini güçlendiren tavsiyelerde bulunuyor. Tavsiyelerinde iddialı; “DoÄŸal beslenir, doÄŸal yaÅŸarsanız, hiç hasta olmamanız mümkün” diyor. Domuz gribinden tutun da kansere kadar…

* Hocam hedefimiz, hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmek. Temel olarak ne yapmamız lazım?

En temel amaç vücutta oluÅŸan toksinleri atmaktır. Dolayısıyla kanı temizlemektir. Bir insanın kanı temizlenirse, kanın içinde mikroplarla savaÅŸan askerler tam olursa, o askerler bedeni korur. Yani kanınız tam olursa, içindeki muhafızlar tam olursa; ne saçınız dökülür, ne gözünüz görmemezlik yapar, ne tiroidiniz olur, ne kalbiniz tekler, hiçbir organınızda bir arıza olmaz. EÄŸer bunlar oluyorsa da, sebebi bağışıklık sisteminin düÅŸmesidir.

* Öyleyse konuÅŸmaya oradan baÅŸlayalım mı? Bağışıklık sisteminin düÅŸmesinin sebepleri neler?

Birinci sebep, serbest radikallere maruz kalmamızdandır. Serbest radikaller, bağışıklık sistemine saldıran moleküllerdir. Antioksidanlar da bu serbest radikallerin etkilerini nötralize eden; kanser, kalp hastalıkları ve erken yaÅŸlanmaya neden olabilecek zincir reaksiyonları engelleyen moleküllerdir. Serbest radikal oluÅŸumuna, sigara, pestisitler, çözücüler, petrokimya ürünleri, ilaçlar, güneÅŸ ışınları, hatta yiyeceklerde bulunan bazı bileÅŸikler neden olur. Artı aldığımız besinlerin organik olmaması, suni olması, geni deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ olması, yanlış gübrelemelerin olması, zamanında yenmeyen meyve-sebzeler, bunlar kurutulurken veya konsantre hale getirilirken kullanılan emilgatörler nedeniyle de serbest radikaller oluÅŸur ve bu yüzden bedenimizin bağışıklık sistemi düÅŸer. İkincisi de elektromanyetik dalgalar; cep telefonu, bilgisayar, televizyon, uydu yansıtıcıları, evimizdeki çamaşır makinesi, buzdolabı, saç kurutma makinesi. Bütün bunlar da bağışıklık sistemimizin düÅŸmesinde etkilidir. Mesela ÅŸimdi uçaktan indik, büyük bir basınç yedik, iki gün kendimize gelemeyiz. İşte, bütün bunların yaydığı manyetik alanlar da bedenimizdeki hücrelerimizi bloke ediyor. Demin saydığımız olumsuzluklar da hücrelerimizi bloke ediyor.

Bazı çaylarda hâlâ radyasyon tespit ediyoruz

* Nasıl bloke ediyor?

Hücre, dışarıdan gelen yabancı bir maddeye karşı kendini koruyor. Hormonlu, kocaman, geni deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ bir muz düÅŸünün. Alıyorsunuz, yiyorsunuz bu meyveyi, hücre hemen kendini kapatıyor. Ölmemek için, yok olmamak için… O zaman da bağışıklık sisteminiz düÅŸmüÅŸ oluyor. Artı, hem teknolojik radyasyon var, hem de topraktan ve çevreden aldığımız radyasyon var. Çernobil patlayalı kaç yıl oldu, ama hâlâ etkilerini görüyoruz. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum, Karadeniz ve diÄŸer yerlerdeki kanser türü hastalıklardaki artışı ve radyasyonun suyla bütün dünyamıza nasıl yayıldığını biliyoruz. Mesela Akdeniz bölgesine… Onun için biz ıhlamur içiyoruz, siyah çay içmiyoruz.

* Gerçekten çay içmiyor musunuz?

Hayır. Maalesef bazı çaylarımızda biz yine radyasyon tespit ediyoruz.

* Nasıl, ölçüm mü yapıyorsunuz?

Tabii yapıyoruz. Åžu an elimizdeki teknoloji radyasyon ölçmek için müsait. Mesela, bizim Avrupa BirliÄŸi’nden onaylı, vücut tarama cihazlarımız var. Bu cihazlarımızla 36 organınızı tarayıp 36 bin detay verebiliyoruz size. Aralarında radyasyon da var. Böyle geliÅŸmiÅŸ teknolojilerle bedeninizin bağışıklık sisteminin düÅŸüp düÅŸmediÄŸini de görüntüleyebiliyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı, TSE belgeli bu ürünlerin patentleri bize ait. Bu ölçümleri Kozmik YaÅŸam Merkezi’mizde yapıyoruz.

Kötü düÅŸünce ve öfke

insanı zehirler, hatta öldürür

* Aslında bizim de bu söyleÅŸiyi orada yapmamız gerekiyordu ama…

Tabii… Sizi oraya davet edeceÄŸiz, göstereceÄŸiz. Demek ki bağışıklık sistemi bir “Serbest radikal” dediÄŸimiz dışarıdan aldığımız olumsuz etkenlerle, besinlerle, radyo dalgalarıyla, manyetik alanlarla bozuluyor; bir de olumsuz düÅŸünceler, kötü haberlerle… Kötü düÅŸünce ve öfke asit karbonlu hava gibidir, insanı öldürür ve zehirler.

* Yani bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için hep olumlu düÅŸüneceÄŸiz öyle mi?

Evet. Çekim Yasası dediÄŸimiz bir yasa var, YaÅŸam Enerjisi kitabımda bunu iÅŸledim ve 400 bine yakın baskı yaptık. Kozmik bilimi anlatan, ana kitaptır bu. Sonraki bütün kitaplarımız bunun içinden birer cüz olarak çıkmıştır. DüÅŸünce çok önemli. Güzel göreceksiniz, güzel düÅŸüneceksiniz ve hayatınızdan lezzet alacaksınız. Güzel gören, güzel düÅŸünür. Güzel düÅŸünen de hayatından lezzet alır. Bunun muhalifi, insanı zehirler, köÅŸelerini bloke eder, kapatır içine, intihara kadar götürebilir insanı. Bu çok önemli… Bunlar olmuÅŸtur, vakadır. Çekim Yasası’na göre, “Ben iyiyim” derseniz, iyi olursunuz. “Eyvah, hasta mıyım?” dediÄŸiniz an, dışarıdaki kötü enerjiler sizin hücrelerinizi bloke etmek üzere üzerinize çullanabilir. Bunların hepsi bilimseldir. Hücreleri bloke eden, bağışıklık sistemini düÅŸüren etkenlerin arasında hava, su ve toprak da çok önemli… Su artık 50 yıl önceki su deÄŸil. Hava 50 yıl önceki hava deÄŸil.

* Kitabınızda “Akan su için” diyorsunuz… İyi de nasıl?

Tabii, kaynaktan çıkan suyu içeceksiniz. Mutlaka su alkali olmalı. PH’sı 6-7-8 olmalı.

* İyi de içtiÄŸimiz tüm sular plastik ÅŸiÅŸelerde satılıyor.

Asla tavsiye etmiyoruz onları. Biz sularımızı alkali yapıyoruz. Cihazlarımız var, koyuyoruz suyu, PH’ı 9’a çıkıyor. Bu aleti alacaksınız. Plastik ÅŸiÅŸelerde satılan suyun bir-iki-üç gün içinde öldürücü birtakım etkileri olduÄŸunu sanmıyoruz. Ama çok uzun süreli güneÅŸe maruz bırakıldığı zaman plastiÄŸin zarar verebileceÄŸini düÅŸünüyoruz, araÅŸtırılması lazım diyoruz. Artı, bunun dışında hava da kirlendi. Çünkü su ve havadır esas ihtiyacımız. Bizim ayrıca hava temizleme cihazımız var; 1200 rakımlı hava veren cihazlar ürettik. Yani Maranki sadece konuÅŸmuyor, bunun karşılığını da veriyor.

Neden?

Neredeyse her gün bir TV kanalında görüyoruz onu… Her katıldığı program reyting patlaması yapıyor. İnternet sitesi günde 1.5 milyon kez tıklanıyor. Kitapları piyasaya çıktığı gün izdiham yaÅŸanıyor. Bugüne kadar yazdığı 5 kitabın toplam satış rakamı 1 milyonu geçti. Bir o kadar da korsanı satılmış. Konferanslarında iÄŸne atsanız yere düÅŸmüyor. Bir özelliÄŸi daha var Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin, onun her etkinliÄŸinde Türkiye’den her kesimi bir arada görebiliyorsunuz. LaiÄŸi de, dindarı da saÄŸlık üstüne söylediÄŸi her sözü merakla bekliyor.

Peki nasıl oluyor da tıp eÄŸitimi almamış bir kiÅŸi, saÄŸlık konusunda halk nezdinde bu denli itibar görüyor? Aslında Maranki, yüzlerce yıl öncesinden bugüne kadar süzülüp gelen tıp biliminin temel bilgilerini esas alıyor, günümüze uyarlıyor. Referans kitaplarının ilki Kuran, ikincisi ise İbn-i Sina’nın ’El-Kanun fi’t-Tıb’ kitabı… Bunların üzerine yıllarını geçirdiÄŸi Azerbaycan’da, Rusya’da ve ABD’de saÄŸlık üzerine aldığı eÄŸitimleri de ekliyor. “Her kuÅŸ iki kanadıyla uçar” diyor Maranki: “İşin hem maddi hem de manevi tarafı var. Ben, saÄŸlık konusunda bilimle dini bir araya getirdiÄŸim için baÅŸarılı oldum!”

Maranki’nin tüm önerileri hastalıkları önleyici hekimliÄŸin temelleri üzerine ÅŸekilleniyor. Onun amacı, hastaneye düÅŸmeden saÄŸlıklı kalmanın yollarını anlatmak. Bunun yolu ise doÄŸal yaÅŸamaktan geçiyor. Beslenmeden tutun da giydiÄŸiniz giysinin rengine kadar… Bu kadar hayattan olunca tavsiyeler, tabii ki ilgi de o kadar yoÄŸun oluyor.

Genel Yayın Yönetmenimiz İsmail Yuvacan, “Maranki ile bir röportaj yapsana” dediÄŸinde hemen telefona sarıldım. “Tamam” dedi asistanları, ama buluÅŸmak hiç de kolay olmadı. Ancak Alanya’daki imza gününde bir boÅŸluk yakalayabileceÄŸim söylendi, foto muhabiri arkadaşım Barış Acarlı ile atladık uçaÄŸa gittik, ama o boÅŸluÄŸu bile yakalayamadık. “İstanbul’a dönerken, uçakta konuÅŸalım” dedik, o da olmadı. Bırakın onu, bir fotoÄŸraf çekmeye bile vakit bulamadık. SaÄŸolsun, tüm yorgunluÄŸuna raÄŸmen, uçaktan indik ve Bakırköy- Osmaniye’de açık bulabildiÄŸimiz bir kafede gecenin 11’inde baÅŸlayabildik söyleÅŸiye. Geceyarısı saat 1’e kadar sohbet ettik. Yetmedi, bir kez daha buluÅŸmaya karar verdik, kurucusu olduÄŸu Kozmik YaÅŸam Merkezi’nde, beden temizliÄŸinin detaylarını dinlemek için. Ama maalesef ona da vakit bulamadı. Öylesine yoÄŸundu ki… Zaten her akÅŸam ve her sabah onu TV’lerde izliyordum. Neyse ki asıl meseleyi konuÅŸmuÅŸtuk. Grip salgınından ve diÄŸer bütün hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemini nasıl güçlü tutabileceÄŸimizi tüm ayrıntılarıyla anlatmıştı. Ne yazık ki ben ÅŸu anda gribim, bağışıklık sistemimi korumak için bugüne kadar bir ÅŸey yapmadığımdan. İşin garibi o gece kafede yüzüme bakıp, “Sizin bağışıklık sisteminiz zayıf. Gelin de bir bakalım” demiÅŸti Maranki… Oysa ben kendimi gayet de saÄŸlam hissederken! Åžu gribi atlatayım, bir kez daha buluÅŸacağım Maranki’yle… Siz ise bu söyleÅŸiyi okur okumaz, püf noktalarını uygulamaya bakın!

Halı sahalar kalp krizine sebep olabilir

* Bağışıklık sistemini güçlendirmede sporun yeri ne peki hocam?

İyi ki hatırlattınız, kapalı, yeraltındaki spor salonlarında yapılan sporlar da bağışıklığı düÅŸürüyor. Hava temiz olmadığı için, kirli hava solunduÄŸu için, beden çabuk yoruluyor.

* Oysa otoban kenarında koÅŸanları bile görüyoruz. Egzoz dumanları arasında…

Maalesef belediyelerimiz yol kenarlarına yürüyüÅŸ batları yapıyor; bol bol karbonmonksit alıyorsunuz. Karbonmonoksit de insanın bağışıklığını düÅŸürür. Artı top oynuyoruz deÄŸil mi, hareket, aktivite yapalım diye… YeÅŸil çim sahalar kaldırıldı, yerine plastik sahalar konuldu. Acaba bunlar kalp krizlerine sebep oluyor mu?

* Halı sahalar mı?

Evet… Artık her yerde var. İyi de nasıl topraklıyorsunuz siz bedendeki enerjiyi? Toprak yok! Yerdeki plastikten tekrar geri dönüyor vücuda enerji. Acaba plastik çimden sahalar taÅŸikardiye sebep olabilir mi, kalp çarpıntısını, kalp krizlerini artırabilir mi? Bunların da araÅŸtırılması lazım. Biliyorsunuz ben aynı zamanda judo, tekvando ve shiatsu hocasıyım. İstanbul GüreÅŸ Kulübü’nde çalışmalarım var. İyi bir sporcuyum, bu konuları çok iyi biliyorum. Bunları, kesinlikle yanlış ve eksik ÅŸeyler olarak görüyorum. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ÅŸey olduÄŸunu da sanmıyorum, yok.

* Kalp krizi demiÅŸken, geçen hafta ikinci sınıf öÄŸrencisi 7 yaşındaki bir kız çocuÄŸu kalp krizinden öldü. Sözlüye kalkıyor, 50’ye kadar ikiÅŸer ikiÅŸer sayacak… BaÅŸlıyor saymaya ama heyecanlanıp kalp krizi geçiriyor… Eskiden minicik çocuklar kalp krizi geçirmezdi. Neden böyle oluyor sizce?

Bir kere kesinlikle çocukların, ucuz ÅŸekerlerle, patates ve mısır cipsleriyle, konsantre ürünlerle, çikolatalarla, bazı bisküvilerle beslenmesi çok sakıncalı. Neden? Çünkü çocukların tabii beslenmesi lazım. Bir bisküvi yediÄŸimizde onu diÅŸimizden çıkarmak için 5 dakika uÄŸraşıyoruz deÄŸil mi? Acaba bu mide silyalarımızın üzerine ne yapıyor? Yıllarca çocuklarımıza bebe mamaları yedirildi. Etkileri neler oldu? Bunların hep araÅŸtırılması lazım.

Her tür gribe karşı yatmadan önce bir
DİŞ sarımsak YUTUN

* Prof. Ahmet Rasim Küçükusta, ‘En etkili grip ilacı sarımsak’ demiÅŸti…

Kesinlikle. Sarımsak ve soÄŸan doÄŸal antibiyotiktir. Çok fazla tüketmek gerekir. Oysa toplum olarak ilaçlara bağımlılığımız var. BoÄŸazlarımız biraz kızarınca veya biraz öksürünce geliÅŸigüzel antibiyotik alıyoruz. Bu antibiyotikler de balgamı söktüremez, mikrobu vücuttan çıkaramaz. Üstelik zamanla vücutta bu ilaçlara karşı direnç geliÅŸir. Bu yüzden doÄŸal antibiyotikleri kullanmalıyız.

* Peki nasıl?

Elmas Maranki: Yarım litre kaynatılmış ve soÄŸutulmuÅŸ suyun içine, kabukları soyulmuÅŸ bir baÅŸ sarımsağı ve yarım limonun kabuÄŸunu dilim dilim doÄŸrayıp atın. Kavanozun kapağını kapatıp karanlık bır ortamda 4 gün bekletin. Alimünyum folyoyla sararak ışık almasını engelleyebilirsiniz… Sonra içinden posasını alın. Kışa girerken ya da kış aylarında bu doÄŸal antibiyotiÄŸi yemeklerden önce 1 yemek kaşığı tüketmenizi öneriyoruz. Dışarıdan gelen mikrop ve virüslere karşı çok etkilidir. Hiç bir yan etkisi de yoktur.

SİVİLCELERDEN NASIL KURTULURSUNUZ?

Ahmet Maranki: Sarımsağı beden temizliÄŸi için çok sık tüketmeliyiz. Çünkü bileÅŸiminde iki kuvvetli antibiyotik maddesi, A, B, C gibi vitaminler, bol iyot ve kükürt bulunur. Sarımsağın insan saÄŸlığına en önemli tesiri, canlılık vermesidir. Kuvvetli mikrop öldürücü özelliÄŸiyle, vücudu çeÅŸitli hastalıklara karşı korur. Grip, tifo, difteri gibi salgın hastalıklarda çok yararlıdır. Sarımsak ayrıca hazmı kolaylaÅŸtırır. Bağırsaklarda zararlı mikropları öldürerek, vücudun zehirlenmesini önler. Kansere karşı koruyucu özelliÄŸi vardır. Kabızlığı giderip, bağırsaklardaki çeÅŸitli solucanları yok eder. Yüksek tansiyona ÅŸifadır. Damar sertliÄŸini giderir, kanı sulandırır ve temizler. Sarımsak en ince damarları dahi temizler ve oralara kadar kan gitmesini saÄŸlar. Kalp adalelerini kuvvetlendirir, kalp aÄŸrılarını zamanla geçirir. AkciÄŸer ve bronÅŸları dezenfekte eder. AteÅŸ düÅŸürür. Ses kısıklığına uÄŸrayanlara da sarımsak tavsiye edilir. Ama tüm bu özelliklerden faydalanmak için sarımsağı uzun süreli kullanmak gerekir. Ayrıca ergenlik sivilcelerinin üzerine sarımsak olduÄŸu gibi sürülürse, yara izi bırakmadan sivilceleri yok eder. EzilmiÅŸ sarımsak, lapa halinde yaraların üzerine konulursa antiseptik görevi yapar.

* Hiç yan etkisi yok mu sarımsağın?

Var. Emzikli kadınlar sarımsak yediklerinde, sütle çocuÄŸa geçer ve çocuklarda karın aÄŸrısı yapabilir.

* Peki ya kokusu ile nasıl baÅŸa çıkacağız?

Kokmak istemiyorsanız ezmeden yutun. Her gece yatmadan bir diş yeterli.

Elmas Maranki: Mide ve bağırsağında sorun olanların aÄŸzı çok kokar. Eti çok tüketenlerin aÄŸzı kokar. AÄŸzında aft çıkanlarda ağız kokusu olur. Virüs vardır çünkü. Ama sarımsak onları da yok eder.

BASUR TEDAVİSİ İÇİN BOL BOL SOÄžAN YİYİN

* Peki ya soÄŸan?

SoÄŸanda bol miktarda A, B ve bilhassa C vitamini, fosfor, iyot, kükürt gibi vücuda çok yararlı, besleyici maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım artırıcı maddeler bulunur. SoÄŸuk algınlıklarına karşı bedeni korur. B vitamini yönünden zengin olduÄŸu için de yorgunluÄŸu giderir, bedene canlılık verir. İştah açıcı özelliÄŸi olan soÄŸan, idrar yoluyla vücutta birikmiÅŸ su ve üreyi dışarı atar. Damar sertliÄŸini önler, kilo verdirir, ÅŸiÅŸmanlığı önler. Böbrek taşını ve kumunu döküp, yeniden teÅŸekkül etmesini önler. Sinirleri teskin eder, zihin yorgunluÄŸunu, uykusuzluÄŸu giderir. İktidarsızlığı önler, bronÅŸları çalıştırır, öksürüÄŸü söktürür. İçerdiÄŸi bol miktarda kükürt ve iyotla kan pisliklerini temizler. Böylece cildin taze kalmasını, sivilcelerin geçmesini, egzamaların zamanla iyileÅŸmesini saÄŸlar. Gıdaların bağırsaklarda kokuÅŸup, vücudu zehirlemesini önler. Vücudu dinçleÅŸtirir. ÇeÅŸitli hastalıklar yanında kansere karşı da vücudun korunmasını saÄŸlar. Dolama ve arpacıklarda iltihapların boÅŸalmasına yardımcı olur. Basurun tedavisi için de bolca soÄŸan yenmelidir.

* Peki nasıl, ne miktarda?

Elmas Maranki: Prostat iltihabı ve bağırsak kurtları için her gece 1 litre suda 1-2 soÄŸan sabaha kadar bekletilerek, sabah aç karnına içilir.

* Soğanın yan etkisi var mı?

Bilinen ciddi bir yan etkisi yok. Ancak yemeklere katılan soğan yağda yakılmamalıdır.

AHMET MARANKİ – ŞİFALI BİTKİLER diet

Yazan: admin  /  Katagori: Ahmet Maranki

Pazı: IspanaÄŸa benzeyen sindirimi kolay, bol vitaminli, besleyici bir bitki olan pazıda, A, C ve K vitaminleri bol miktarda bulunur. Ayrıca, E vitamini ile demir, magnezyum ve kalsiyum minerallerini içerir.



Faydaları :

1. Ä°drar söktürür.
2. Ä°drayollarında hissedilen yanmayı giderir.
3. HaÅŸlanmış yaprakların suyu kabızlığı giderir.
4. Yaprakları yanık, apse, ÅŸiÅŸlikler ve basur memelerinden doÄŸan ÅŸikayetleri giderir.

Devamini Okuyun…

Sporcular için definisyon diyeti

Yazan: admin  /  Katagori: Ahmet Maranki

Hedef: YaÄŸ yakımını hızlandırarak kasların ÅŸekilsel görünümünü belirginleÅŸtirmek.
Günlük kalori: 2000 Kcal

Sporcular için önerilen bu diyet bol protein içeriyor ve vücudu fazla yaÄŸlardan arındırarak kasların daha iyi görünmesini saÄŸlıyor.

Bu diyette günlük menü diyet süresince aynıdır.

BU DİYETİN GÜNLÜK MENÜLERİ

Devamini Okuyun…

İSVEÇ DİYETİ ( Haftada ortalama 2-3 kilo verin )

Yazan: admin  /  Katagori: Ahmet Maranki

İSVEÇ DİYETİ

Hedef: Haftada ortalama 2-3 kilo.
Günlük kalori: 500 Kcal

Oldukça düÅŸük kalorili olan bu diyette belirtilenin dışında çay, kahve ya da meÅŸrubat içmeyin.

Not: İsveç diyetinde aynı gün içinde öÄŸle ve akÅŸam yemeklerinin yerlerini deÄŸiÅŸtirebilirsiniz.

Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düÅŸük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır. Tekrarlanması halinde metabolizma hızı azalacak ve kilo verme duracaktır. Bir haftadan fazla uygulamayın.

BU DİYETİN GÜNLÜK MENÜLERİ

Devamini Okuyun…

Kiraz Detoksu Yapılışı – Ahmet Maranki

Yazan: admin  /  Katagori: Ahmet Maranki

Ay’ın hareketi dikkate alınarak yapılan kiraz diyetinin birincisi, Hicri takvime göre Recep ayının 13-14 ve 15. günleri yani; Temmuz ayının 6-7 ve 8′inde (aydınlık dolunay) uygulanır.

İkinci kiraz detoksu ise, yine Recep ayının son üç gününde yani 20-21 ve 22 Temmuzda (karanlık dolunay) gerçekleÅŸtirilir.
Devamini Okuyun…

Page 1 of 212»